İnfertiliteye Genel Bakış

İnfertilite çocuk isteği olan çiftin düzenli, korunmadan cinsel hayatı olmasına rağmen hamilelik olmasına denir. Bir yıl düzenli ilişki sonrası (ortalama haftada 2) gebelik olasılığı %85 dir. Kısırlık erkek, kadın veya her ikisi nedeniyle de olabilir. İki tür infertilite vardır. Primer infertilite daha önce hiçbir şekilde gebelik olmaması sekonder infertilite daha önce 1 ya da daha fazla gebelik olmuş ancak şu an gebelik olamaması durumudur.

İnfertiliteyi tedavi etmek için öncelikle sorunun ne olduğunu bulmamız lazım. Kısırlık tedavisine 35 yaş öncesi bir yıl, 35-39 arası 6 ay, 40 ve üzeri yaşlarda 3 ay deneme sonrası gebelik olmazsa başlanmalı. Bu süreleri beklemeden doktora başvurmamız gereken durumlar;

Kadınlar için
• Adet düzensizliği
• Adet dönemlerinin çok sancılı olması
• Bilinen kısırlık sorununun olması
• Endometriozis veya daha önceden PID geçirmiş olmak
• Kanser tedavisi olmak
• Tekrarlayan düşükler

Erkekler için
• Sperm sayısının düşük olması veya sperm ile ilgili başka sorunların olması
• Testis, prostat veya cinsel sorunların olması
• Kanser tedavisi
• Testislerin boyutlarının küçük olması
• Testislerde şişlik (varikosel)
• Ailede infertilite sorunu olanların bulunması

İnfertilite Nedenleri

Kadın İnfertilite Nedenleri:
• Yumurtlama sorunları; Pco gibi hormonal sorunlar, hiperprolaktinemi, tiroid bozuklukları, aşırı egzersiz, aşırı zayıflık, yumurtalıklarda travma ve tümörler.
• Uterus ve serviks anormallikleri; Polip, myom, rahim şekil bozuklukları.
• Tüplerde tıkanıklık veya hasar; Enfeksiyon veya yapısal bozukluklar.
• Endometriozis; Over, tüp ve uterusda fonksiyonel ve yapısal bozukluklara neden olur.
• Primer Ovarian Yetmezlik (erken menopoz); 40 yaş öncesi overlerin çalışmaması nedeniyle adetlerin durması ile karakterizedir. Kesin sebep bilinmemekle beraber immün sistem yetmezliği, Turner Sendromu ve Frajil X Sendromu gibi bazı genetik hastalıklar, radyoterapi, kemoterapi, sigara sebepler arasında.
• Pelvik yapışıklık; Enfeksiyon ve cerrahi müdahaleler sonrası yapışıklıklar.
• Kanser ve tedavisi;
• Diğer sebepler; Gecikmiş puberte, amenore, seliak hastalığı, diyabet, lupus gibi otoimmün hastalıklar, genetik hastalıklar gigi birçok sebep olabilir.

Erkek İnfertilite Nedenleri:
• Sperm sayı ve işlevinde bozukluk olması; İnmemiş testis, genetik sorun, diyabet, klamidya, gonore, kabakulak gibi enfeksiyonlar, varikosel.
• Sperm çıkışında sorunlar; Prematür ejakülasyon, sistik fibrozis, testis ve diğer cinsel organlarda travma.
• Çevresel faktörler; Kimyasallar, radyasyon, sigara, alkol, esrar, steroidve hipertansiyon ilaçları, fazla sıcak ortamlar.
• Kanser tedavisi; Kemoterapi ve radyoterapi nedeniyle oluşan bozukluklar.

Risk faktörleri:
İnfertilitede birçok risk faktörü kadın ve erkekte aynı. Bunlar:
• Yaş; Kadında doğurganlık yaş ile birlikte azalır. Özelikle 30-35 yaşından sonra hızlı bir şekilde azalır. Bunun sebebi yumurta sayısında ve kalitesinde düşme ile birlikte artan sağlık sorunlarıdır. Aynı şekilde 40 yaşından sonrada erkeklerde de sağlıklı gebelik elde etme olasılığı azalmakta.
• Sigara; Her iki çiftede sigara gebelik olasılığını azaltır. Sigara içen kadınlarda düşük ihtimali artar. Erkeklerde ereksiyon disfonksiyonu ve düşük sperm sayısına neden olur.
• Alkol; Alkol kullanımı kadınlarda infertiliteyi ve bebekte sakatlık ihtimalini arttırır. Erkekte sperm sayısı ve hareketi azalır.
• Obesite ya da çok düşük kilolu olma; yumurtlama problemleri oluşur.
• Aşırı egzersiz; yumurtlama problemleri oluşur.

İnfertilite nedenleri ile ilgili her şeyin hem kadın hem de erkekte normal olmasına rağmen yinede ksırlık sorunu olabilir. Bu sorun çiftlerde yaklaşık %10 civarında olup biz buna açıklanamayan infertilite deriz.

İnfertilite Nedenlerinin Araştırılması

İnfertilite nedenlerinin araştırılması için tanısal testlerimiz var. Çiftin öncelikle muayenesi, tıbbi öz geçmişi ve bunların ışığında özel testlerin yapılması gerekir.

Kadın İnfertilitesinin Değerlendirilmesi: İlk değerlendirme hikayesini takiben pelvik muayene ve pelvik ultrason ile olur. Jinekolojik hikâyede bilmemiz gerekenler:
• Adet döngüsünün düzeni
• Kasık ağrısı
• Anormal vajinal kanama ve akıntı
• Varsa önceki gebelik durumu
• Önceki düşükler

Adetin 2-5 günü ultrason ile yumurtalıkların ve uterusun durumu değerlendirilir. Aynı dönemde yapılan hormon tahlilleri ile (FSH, LH, E2, TSH, PRL ve AMH) ile hormonal durum değerlendirilir.

Tüplerin kapalı olup olmadığını değerlendirmek için adet bitimindeki haftada HSG (histeresalpingografi) çekilir. HSG çekimi ağrılı bir işlemdir. Genel anestezi altında yapılması tercih edilmeli.

Endometriozis veya karın içinde yumurtalık ve overlerin ilişkisini bozacak herhangi bir durumdan şüphelenildiğinde Laparaskopi ile değerlendirilip yapılabiliyorsa tedavisi yapılır.

Rahim iç kısmında polip, myom varsa hem tanısı hem de tevdisi için histeroskopi yine hsg gibi adetten sonraki hafta yapılır.

infertilite-histeroskopi

Ayrıca başka sağlık problemleri varsa (diyabet, tiroid bozuklukları, anemi …) onlarla ilgili de testler yapılır.

Erkek İnfertilitesinin Değerlendirilmesi: Hormonal problem olma ihtimali olan obezite, azalmış kas kütlesi, yüz ve vücut kıllarında ki azalma gibi durumlar değerlendirilmeli. Erkeğin sağlık durumunun incelenmesi için:
• Testis ya da penise travma öyküsü
• Son zamanlarada oluşan yüksek ateş
• Kabakulak
• Düşük libido

Muayenesinde prostat enfeksiyonu veya şişliği, herni, testis anormallikleri, testiste kitle ve varikosel incelemesi yapılır.

Sperm testi (spermiogram) infertilite için en önemli testtir. Sperm örneği için örnek vermeden 3 gün önce boşaldıktan sonra taze spermler ile yapılmalı. Test ile sperm konsantrasyonu, toplam sayı, hareketlilik ve sağlıklı sperm oranı değerlendirilir.

Diğer testler hormon testleri (testostoron, FSH, tiroid hormonları, PRL,), genetik testler, testis biyopsisi.

İnfertilite Tedavisi

İnfertilite tedavisinde tedavi size özel olmalı. Tedaviye başlamadan önce dikkat etmeniz gerekenler:
• Sizin için uygun doktor
• Size özel seçilecek tedavi yöntemi
• Tedavilerin başarı oranları
• Tedaviye başlanabilecek tarih ve süresi
• Tedavide kullanılacak ilaçlar
• Maliyeti

İnfertilite tedavisi için 3 temel yol vardır:
• İlaç tedavisi
• Cerrahi tedavi
• Yardımcı üreme teknikleri; aşılama ve tüp bebek

İlaç Tedavisi

İlaç tedavisi çoğunlukla kadınlar içindir. Erkeklerinde nadiren ilaç kullanması gereken durumlar vardır:

Klomifen Sitrat: Düzenli olarak ovulasyonu olmayan kadınlarda ovulasyonun olması için kullanırız. Âdetin 3-5. günleri başlanıp hastanın durumuna göre günde 50 mg ile 250 mg arasında kullanılabilir.

Metformin: Özellikle PCO sendromu olan hastalarda insülin direncini düşürerek ovülasyon olmaya yardımcı olur. Adet döngüsünde düzelme, kendiliğinden ovülasyon, ovülasyon indüksiyonuna daha iyi cevap, kiloda azalma ve düşük oranlarında azalma sağlar.

Tamoxifen: Ovulasyon problemi olanlarda klomifen sitrat için alternatif olarak kullanılabilir.

Letrozel: Aramatöz inhibitörü, günlük 2,5 veya 5 mg âdetin 3 gününden itibaren 5 gün kullanılır.

Gonodotropinler: Âdetin 3. günü başlanır. İlerleyen günlerde foliküllerin büyüklüğüne göre doz ayarlaması yapılır.

Gonadotropin releasing hormon ve dopamin agonistleri; Ovülasyon problemini çözmede yardımcı olurlar.

Bu ilaçlar bulantı, kusma, baş ağrısı, sıcak basması gibi yan etkiler oluşturabilir. Yan etkiler için doz ayarlaması ve ilacı bırakma mutlaka doktorunuz ile danışılarak yapılması gerekir.

Açıklanamayan infertilite tedavisinde ovulasyonu arttırıcı ilaçlar gebe kalma oranlarını artırmadıkları için tek başlarına kullanılmaları tavsiye edilmez.

Cerrahi Tedavi

Cerrahi tedavi infertilite problemi yaratan sorunun cerrahi olarak düzeltilebildiği durumlar için yapılır.

Endometriozis ve Endometrioma: Endometriozis rahim içindeki endometrium dokusunun rahim içi dışında vücudun her hangi bir yerinde oluşmasıdır. Bu oluşumların kiste dönüşmesine de endometrioma denir. En sık yumurtalıklar ve tüplerin olduğu bölgede görülür. Adet döngülerindekine eş zamanlı olarak bu oluşumlarda da kanama ve bunun sonucunda yapışıklıklar ve fonksiyon bozukluklukları oluşur. Oluşan bu yapışıklar ve endometriomanın tercihen laparaskopik ya da açık ameliyat olarak yapılması tüp over ilişkisini yeniden sağlar.

Tüp Cerrahisi: Eğer tüp tıkalı ya da hasarlı ise ve cerrahi ile düzeltilme olanağı varsa tüp onarımı için cerrahi işlem yapılır.

Over Drilling: PCO li hastalarda kendiliğinden ovülasyonu sağlamak için laparaskopi ile over üzerinde delikler açılır.

Polip ve Myom Ameliyatları: Endometrium içindeki polip ve myomlar gebeliğin tutunmasına engel olabilirler. Histereskopi ile rahim içindeki polip ve myomlar alınır. Rahimde endometrium ve tüplerin fonksiyonunu bozacak büyüklükteki myomlar laparaskopi veya açık ameliyatla alınır.

Yapısal Bozukluklar: Uterus bikornus veya didelfis gibi doğuştan gelen yapısal bozukluklar histereskopik ya da açık ameliyat ile düzeltilir.

Epididimis Ameliyatı: Epididimis testislerden spermin taşınmasına yardımcı olur. Epididimis kaynaklı bir taşınma sorunu varsa ameliyat ile düzeltilebilir.

Varikosel Ameliyatı: Varikosel olanlarda yapılınca sperm sayı ve hareketliliğinde artış sağlanır.

Yardımcı Üreme Teknikleri ile Tedavi

Aşılama (İntra Uterin İnseminasyon): Ovulasyon zamanı doğal takip edildikten sonra ya da ovülüsyon indiksiyonu ile ayarlandıktan sonra spermlerin hareketli ve sağlıklı olanları sperm yıkama ile ayrıştırılıp ince bir tüp ile rahim ağzından rahim içine yerleştirilmesidir. Aşılama ile gebelik elde etme ihtimali %15-20 arasıdır. Aşılama için öncelikle folikülün büyümesi sağlanmalı. Amaç bir en fazla 2 folikül elde etmek. Folikül sayısı artınca üçüz ve daha fazla gebelik olma ihtimali olur. Bu durum hem anne hem de embriyolar için sorun oluşturur. Ovülasyon indüksiyonu için kullanılan ilaç dozunun kişiye uygun şekilde hazırlanması önemlidir.

Aşılamada folikül büyütmek için tercih edilen ilaçlar 3-5. günler başlanır. Folikül 18-22 mm büyüklüğü gelince çatlatma iğnesi yapılır. Bu iğneden 36 saat sonra yıkanmış sperm ince plastik birkateter yardımı ile endometrium dokusu zedelenmeden rahim içine yerleştirilerek aşılama tamamlanır. Aşılamayı 24 ve 48 saatte 2 kez yapmayı tercih eden doktorlar da var. Sonrasında yaklaşık 10 dakika ayaklar hafif yukarıda kalacak şekilde yatıldıktan sonra günlük işlere dönülebilir.

Aşılamayı takiben anne adayının durumuna göre destekleyici tedavi verilmesi gerekir. 12 gün sonra gebelik testi yapılabilir.

Tüp Bebek (İVF; in vitro fertilizasyon): Tıbbi, cerrahi veya aşılama ile tedavi edilemeyen hastalarımız için uygulanan tedavi yöntemidir. Anne adayının yumurtası overlerden zamanı gelince toplanır, baba adayının spermi ile döllenir, oluşan döllenmiş yumurta toplama işleminden 3-5 gün sonra rahim içine endometrium tabakasına ince plastik bir katater ile yerleştirilir.

Daha fazla bilgi için tüp bebek sayfamıza tıklayınız.

PCOS; Polikistik Over Sendromu

PCOS Nedir?

Pcos her 15 kadından birinin hormon düzeyini etkileyen endokrin bir bozukluktur. Temel sorun fazla miktarda androjen (erkek hormonu) üretimi ya da duyarlılığının artması ile birlikte anormal insülin fonksiyon bozukluğu olması. Pcos’da adet düzensizliği, infertilite, hirşutismus (kıllanma), akne, obesite, metabolik sendrom gibi vücuttaki birçok sistem etkilenir ve sağlık sorunları oluşturur. İnsülin fazlalığı ile birlikte LH seviyelerinde belirgin yükselme olur. Tip 2 diyabete yakalanma riski ve kalp damar sistemi ile ilgili sorunlarda artma gözlenir.

Pcos çocuk doğurma dönemi (15-44 yaş) hastalığıdır. Birçok kadın pcos olduğunu bilmez. Overler östrojen ve progesteron hormanları dışında erkeklik hormonu olarak bilinen androjenleride çok küçük miktarda üretir. FSH ve LH ovülasyonu kontrol eder.

Pcos overleri ve ovülasyonu etkileyen bir sendrom olup temel özelliği:
• Overlerde küçük kistler
• Androjen üretiminde artış
• Adet düzensizliği

poliskistik-over

Birçok küçük kist yumurtalıklarda birikir. Polikistin ‘’birçok kist’’ anlamına gelmektedir. Bu kistler olgunlaşmamış foliküllerdir. Her adet döneminde belli sayıda folikül büyümeye başlar, sadece bir nadiren birden fazlası olgun yumurta haline gelirken diğer foliküller kaybolur. Pcos da kaybolması gereken foliküller kaybolmayıp yumurtalıkta birikir. Bunu sonucunda da androjen seviyesinde artış başlar. Fazla androjen hormonu adet döngüsünü bozar ve durum daha da kötü hale gelir.

PCOS Nedeni

Pcos kesin nedeni bilinmemektedir. Yüksek androjen üretimini başlatan sebep net olarak belli değil. Genetik yapı, insülin direnci ve inflamasyonun fazla androjen üretimi ile ilişkileri var.

Pcos lu ailelerin çocuklarında daha fazla oranda pcos görülmekte.

İnsülin direnci olanlara da hücreler yeteri kadar insülini kullanamamakta. Bunun sonucunda kan dolaşımında şeker oranı artınca pankreastan fazla insülin salgılanmakta. Pcos hastalarda bu oran %70. Fazla insülin yumurtalıklarda fazla androjen salgılanmasını arttırır. Şişmanlık insülin resistansında temel sebep olup tip 2 diyabet olasılığını arttırır.

PCOS Bulguları

Bazı kadınlarda bulgular ilk adet ile ortaya çıkarken bazılarında kilo alımı ve gebe kalmayla ilgili sorunlar oluşunca ortaya çıkar. En sık görülen bulgular:

Düzensiz Adet Periyodları: Her ay düzenli ovülasyon olmadığı için adet düzensizliği olur. Pcos’lu çoğu kadın yılda 8v veya daha az adet görür.
Fazla Kanama: Rahim duvarı daha fazla kalınlaştığı için adet kanamaları da fazla olur.
Kıllanma: Kadınların %70 inden fazlasında yüz, vücut, sırt, kol, bacak ve göğüste kıllanma olur. Bu duruma hirşutismus denir.
Akne (sivilce): Androjen cildi daha yağlı yapar ve yüz, göğüs ve sırtta sivilceler görülür.
Kilo Alımı: Kadınların % 80 yüksek kilolu olur.
Kellik: Erkek tipi kıl dağılımı ve kellik olabilir.
Ciltte koyulaşma (akontozis nigrican): Boyun, kasık ve meme altlarında ciltte koyu lekeler oluşur.
Başağrısı: Pcos’da daha fazla görülür.

PCOS Etkileri

Normalden fazla androjen seviyesi sağlık sorunları oluşturur ve kısırlığa neden olur.

İnfertilite: Hamile kalabilmek için ovülasyon olması gerekir. Pcos kadınlardaki en önemli infertilite sebeplerinden biridir.
Metabolik Sendrom: Pcos’lu kadınları %80 fazla kilolu ve obes. Obesite ve Pcos yüksek kan şekeri, hipertansiyon, düşük HDL ve yüsek LDL ye neden olur. Bunların hepsine birden metabolik sendrom denir ve kalp hastalığı, diyabet ve inme riski artar.
Uyku Apnesi: Uyku apnesi uykuda birçok kez nefes durması ve buna bağlı olarak uyanarak uykunun bölünmesidir. Obeslerde daha sık görülür. Pcos olan obeslerde olmayanlara göre %10 daha fazla görülür.
Endometrial Kanser: Adet ile birlikte endometrium tabakası yenilenir. Östrojen hormonu rahim kalınlaşmasını ovülasyon sonrasında oluşan progestoron hormonu ise bu kalınlaşmanın durmasını ve sonrada dökülmesini (adet kanaması) sağlar. Progestoron eksikliğinde kalınlaşan endometrium kansere dönüşebilir.
Depresyon: Hormonal değişiklikler, obesite, erkek tipi kıllanma ve diğer değişiklikler depresyona neden olur.

PCOS Tanısı

Tek bir bulgu ile Pcos tanısı konamaz. Pcos tanısı aşağıdaki bulgulardan en az ikisi ile konur:
• Yüksek Androjen seviyeleri
• Düzensiz adetler
• Overlerde kistler

Ayrıca sivilce, kıllanma, kilo alımı gibi şikâyetler eşlik eder. Pelvik muayene ile overler normalden büyük hissedilir.

polikistik-over2

Kanda hormon seviyelerine bakılırken kanşekeri, kolesterol, trigliserid gibi diyabet ve kalp hastalığı ile ilgili testlerde istenir.

Ultrason ile overlerdeki kistler tespit edilir. Doğurganlık yaş grubunda ultrasonda yaklaşık % 20 oranında Pcos görünümü tespit edilirken Pcos olanlar %5-10 oranındadır.

poliskistik-over-transducer

Ultrasonda poliktik ve multikistik over ayırımı iyi yapılmalıdır. Çoğu kez multikistik over yanlışlıkla polikistik over olarak değerlendirilebilir. Polikistik over çift taraflı, çapı 2-9 mm olan over yüzeyine yakın inci tanesi gibi dizilmiş çok sayıda folikül ve over stromasında artış ile karakterize iken multikistik over bilateral, çapı 6-10 mm olan çok sayıda overin her tarafına yayılmış ve over stromasında artış olmaması ile karakterizedir.

Pcos tanısı konduktan sonra uyku apnesi, depresyon ve ankziete için de araştırma yapılmalı.

PCOS ve Gebelik

Pcos infertilite problemi oluşturmasına rağmen gebelik tedavi ile olduğu gibi kendiliğinden de oluşabilir. Prematür doğum oranları Pcos’lu gebelerde 2 kat daha fazladır. Ayrıca dşük, tansiyon yüksekliği ve gestasyonel diyabet daha sık görülür.

İnfertilite tedavisi alan Pcos’lu gebeler kilo kaybı ve şeker seviyesindeki düşmeden dolayı sağlık sorunları daha az görülür.

PCOS Tedavisi

Tedavi uzmanın tecrübesi, semptomların şiddeti, hastanın yaşı ve kozmetik ihtiyaçlara göre değişir. Tedavinin amacı;

• Dolaşımdaki androjenleri azaltmak
• Endometrium dokusunu korumak; progesteron ile karşılanmamış östrojen kanser ihtimali oluşturur.
• Normal vücut ağırlığı sağlamak
• Diyabet ve kalp hastalığı riskini azaltmak
• Gebelik isteniyorsa ovülasyonu sağlamak

Pcos tedavisi diyet ve yaşam tarzı değişikliği ile başlar. Diğer tedavi yöntemleri ilaç ve cerrahi tedavilerdir. Ayrıca tüylenme fazla olanlarda tüylenme için tedavi yapılır. Sırasıyla bunlara bakacak olursak:
• Diyet ve Yaşam Tarzı Değişikliği: Pcos tedavisi kilo kaybı, diyet ve egzersiz gibi yaşam tarzı değişikliği ile başlar. %5-10 arası kilo kaybı ile adet döngüsü düzene girebilir. Kilo kaybı ile kolestorol ve insülin seviyeleri düşer; buna bağlı olarak kalp ve şeker hastalığı ihtimali azalır.

Kilo kaybı için size uygun herhangi bir diyet programı uygulasanız da bazı programlar daha avantajlı olabilir. Düşük karbonhidrat içerikli diyet kilo kaybı ve insülin seviyesinin düşürülmesinde daha etkili. Düşük glisemik indeksli diyetler ile kilo kaybı daha kolay olmakta.

En az haftada 3 kez yapılan günlük 30 dakikalık egzersiz kilo kaybı yanında ovülasyon olmasını ve insülin seviyesinin düşmesini sağlamakta. Egzersiz ile birlikte diyet daha fazla kilo kaybını ve şeker ve kalp hastalığı riskinin düşmesine daha çok yardımcı olur.

İlaç Tedavisi: Amaç adet döngüsünün sağlanması ya da gebelik elde etmeye göre tedavi şeklini değiştirir.

Doğum kontrol hapları: Hormon seviyelerinde düzelme sağlar. Bu nedenle adet döngüsü düzene girer, tüylenmede azalma olur ve endometrium kanser riski azalır.

Progesteron: Her ay 5-10 gün kullanarak ovülasyon olmasa bile düzenli adet döngüsü sağlanır.

Metformin: (glucaphage, fortamet) Tip 2 diyabet için kullanılan bir ilaç. İnsülin seviyelerini düşürerek Pcos’u tedavi eder. Metformin ile diyet ve egzersiz sadece diyet ve egzersize göre kan şekerini daha iyi düzenlediği için normal adet döngüsünü ve kilo kaybını daha çabuk sağlar.

Klomifen: İnfertilite tedavisinde ovulasyonun olmasını sağlayarak Pcos’lu kadınların daha kolay hamile kalmasına yardımcı olur. Ancak çoğul gebelik riski olduğu için dikkatli kullanmak gerekir.

Letrozol: Klomifen gibi ovülasyon olmasını sağlar.

Gonadotropinler: Ovülasyon için kullanılır.

Cerrahi Tedavi: Eskiden daha sık kullanılan bir yöntemdi. Ovulasyonun kendiliğinden oluşması için overler üzerinde küçük delikler açılır (over drilling). İşlem sonrası düzenli adet belli bir süre oluşsa da tekrar eski haline geri geldiği gözlendi.

Tüylenme Tedavisi: İstenmeyen tüylerden kurtulmak için yapılan tedavidir.

Doğum kontrol hapları: Androjen hormonu seviyelerini düşürdüğü için tüylenme azalır.

Spirinalakton (aldoktan): Androjenin derideki etkisini engeller. Bebekte sakatlık ihtimali olduğu Spirinalakton kullanırken iyi korunup hamile kalınmamalı.

Tüy dökücü kremler (eflornithine): Kullanılan bölgelerde kıl oluşumunu yavaşlatır.

Elektroliz: Kıl köklerine hasar vererek tüylenmeyi önler.

Endometriozis (Çikolata Kisti) Nedir?

Endometriozis normalde rahim içinde bulunan en içteki endometrium dokusunun olması gereken yer dışında vücudun herhengi bir yerinde oluştuğu ağrılı bir durumdur.   Çoğunlukla yumurtalıklar, tüpler ve pelvis içindeki zarlarda olmasına rağmen beyin dâhil birçok organda görülebilir.

cikolata-kisti

Rahmin içindeki gibi diğer yerlerdeki endometrium dokuları da hormonlardan etkilenerek büyürler ve kanayarak dökülürler. Bu kanamalardan dolayı endometriozis odakları etrafında skar doku ve yapışıklıklar oluşur. Endometriozis yumurtalıklarda oluştuğunda bir kist oluşur ve buna endometrioma (çikolata kisti) denir.

Pelvik bölgedeki endometriozis şunlara yol açar:

• Endometriozis odakların etrafında iritasyon

• Skar doku oluşumu

• Yapışıklı ve bunun sonucunda pelvik organların birbirine bağlanması

•Adet dönemlerinde şiddetli ağrı

• Kısırlık sorunları

Endometriozis sık görülen bir hastalık olup kadınların % 10’unu etkiler. Tedavisi mümkün olan bir durum olması hasta açısından iyidir.

Endometriozis Bulguları?

Endometriozisde ilk bulgu özellikle adet dönemlerinde olan kasık ağrısıdır. Adet sancısı genelde çoğu kadında olmakla beraber endometriozisde ağrı zamanla artar. Sık görülen bulgu ve şikâyetler:

Ağrılı Adet Dönemleri (Dismenore): Adet sancıları ve kramplar adet birkaç gün önce ve sonra görülür. Ayrıca Karın ağrısı ve bel ağrısı da olabilir.

Ağrılı İlişki (Disparenu): Endometriozisde ilişkide ağrı çok sık rastlanır.

Barsak Hareketleri ve İdrar Yaparken Ağrı: Mesane ve barsak tutulumunda özellikle adet dönemlerinde idrar ve gaita yaparken ağrı

Kanama Artışı: Kanama miktarında, kanama süresinde artış ve aralarda da kanama olması (menoraji, menometroraji )

İnfertilite: Bazen ilk tanı kısırlık ile de olabilmekte.

Diğer Bulgular: Özellikle sadet dönemlerinde yorgunluk, ishal, kabızlık, şişkinlik bulantı

Ağrının şiddeti endometriozisin yaygınlığı ile direk bağlantılı değildir. Hafif endometriozisde şiddetli ağrı olabilirken şiddetli endometriozisde hafif ağrı olabilir.

Endometriozis bazen diğer hastalıklarla karışabilir. PID ve over kistindeki ağrı, irritabıl barsak sendromundaki ishal, kabızlık, şişkinlik, karında kramplar endometriozis tanısı konulmasına neden olabilir.

Endometriozis Nedeni?

Endometriozisde kesin neden bilinmemekle birlikte bazı açıklamalar var:

Retrograd Mensturasyon: Adet döneminde endometrium hücreleri içeren kan tüplerden karın boşluğuna dökülür. Bu hücreler karın zarına yapışarak oraya yerleşir ve endometriozis odakları halıne gelir.

Periton Hücrelerinden Değişim: Hormonların ve immünolojik faktörlerin etkisi ile karın boşluğunun içindeki periton hücreleri endometrium hücresine dönüşür.

Embiryojenik Hücre Değişimi: Östrojen hormonunun etkisiyle embriyojenik dönemde farklılaşmayan hücrelerin ergenlik döneminde endometrial hücrelere dönüşmesi.

Endometrial Hücre Taşınması: Kan ve lenf damarları yoluyla endometrial hücreler başka dokulara taşınması ile oralarda endometrium odakları oluşur.

Cerrahi Yolla Hücre Taşınması: Histeretomi, sezaryen gibi cerrahi işlemler sonrasında endometrial hücrelerin başka bir dokuya taşınması.

İmmün Sistem Bozukluğu: İmmün sistemdeki bir bozukluktan dolayı rahim içi dışında oluşan endometrial hücrelerin tanınıp yok edilememesi.

Endometriozis Evreleri

Endometriozisde evreleme değişik nedenler vardır. Evreleme de yerleşim, sayı, büyüklük ve odağın derinliği önemlidir. Endometriozisde 4 evre vardır.

Evre 1 (minimal): Küçük odaklar ve yaralar overler üzerindedir. Ayrıca pelvik bölgede bazı odaklar olabilir.

Evre 2 (hafif): Hafif odaklar ve hafif derinleşme overler ve pelvik peritonda görülür.

Evre 3 (orta): Derin odaklar over ve pelvik peritonda görülür. Ayrıca odak sayısı artmıştır

Evre 4 ( şiddetli): En şiddetli evre. Tüpler ve barsaklarda da odaklar görülür.

 Risk Faktörleri

• Endometriozis gelişmesinde birçok risk faktörü vardır. Bunlar:

• Doğum yapmamış olmak

• Adet kanamalarının erken başlaması

• Menopoza geç girmek

• Adet dönemlerinde fazla ve uzun kanamak

• Düşük vücut kitle indeksi

• Anne, kız kardeş veya kuzenlerinde endometriozis olması

• Adet kanının normal akışının bozulması

• Üreme organları anomalileri

• Endometriozis adet kanamaları başladıktan uzun süre sonra gelişir. Endometriozis bulguları ve semptomları gebelikte geçici olarak ve menopozda tamamen kaybolur.

Endometriozis Tanı

Endometriozis over kisti, pelvik inflamatuar hastalık gibi bulgular ve şikayetler oluşturabilir. Ağrının tedavisi için kesin tanı koymak gerekir. Tanı için yapılması gerekenler:

Hikaye: Hastanın şikayetlerinin ne zaman başladığı, hangi periyotlarda olduğu, adet dönemleri ile ilişkisi, yakın akrabalarda aynı şikayetlerin varlığı ve diğer şikayetler dikkatlice sorgulanır.

Pelvik Muayene: El ile rahim ve yumurtalıkların durumu, ağrısı olup olmadığı, kist yada yapışıklıkların varlığı tespit edilebilir.

endometriozis-tanisi

Ultrason: Yumurtalık over ve tüplerin durumu incelenir. Transvajinal ultrason ile daha iyi görüntü alınır. Kist ve endometrioma tespiti için ideal olmasına rağmen endometriozisin olup olmadığını göstermez.

laparoskopi tanısı

Laparokopi: Kesin tanı laparaskopi ile görerek ve biyopsi alarak konur.

Magnetik Rezonans: Endometrioma, kist ve yapışıklıklar görülebilir.

Endometriozis Komplikasyonları

Endometriozisin birçok komplikasyonu vardır. Endometriozisde en önemli sorun infertilite. Minimal ve hafif formlarda gebe kalmak çok fazla sorun olmasada ileri evrelerde Kadınları %30-40’ı gebe kalmakta sorun yaşamakta. Gebelik olabilmesi için ovülasyon olmalı, sonrasında tüp tarafından alınan yumurtanın sperm ile karşılaşıp döllenme sonrasında yaklaşık bir hafta içinde rahim içine hareket edip endometriuma tutunması gerekir. Endometriozis tüplerde hasar oluşturarak karşılaşmalarını engeller.

endometriozis-komplikasyonlari

Kronik ağrı ızdırap verici bir hal olabilir. Depresyon, anksiyete ve diğer mental sorunlar gelişebilir.

Endometriozisli hastalarda over kanseri gelişme riski normal topluma göre çok az miktarda artış gösterir.

Endometriozis Tedavisi

Endometriozisin tedavisi yoktur. Ancak şikayetlerine yönelik tedavi yapılabiri. Endometriozis tedavisi ilaç ve cerrahi olarak yapılır. Ağrı geldiğinde hemen sona ermesi en önemli istek. Şiddetli ağrı hayat kalitesini oldukça fazla düşürmekte. Şikayetlerin önceliğine göre tedavi planı yapılır.

Ağrı Kesici: Şiddetli adet ağrıları için nonsteroidal anti-inflamatuar ilaçlar (ibuprofen, naproksen sodyum) kullanılabilir.

Hormonal Tedavi: Adet döngüsü sırasında hormonların düşüp yükselmesi endometrial odakların kalınlaşmasına neden olur. Hormon tevdisi endometrial odakların büyümesini ve yeni odak oluşumunu azaltabilir. Endometriozis ağrılarında hormon tedavisi ağrıyı azaltmakta ve yok etmekte etkili olabilir. Endometriozisde kullanılan hormon tedavileri:

Kontraseptifler: Endometrial odakların hormonlara cevabını azaltır. İlaç kullanımı endometrium dokusunun büyümesini azaltır. Buna bağlı olarak şikayetler azalır veya kaybolur.

Gonadotropin-relasing hormon agonist ve antagonistleri: FSH ve LH seviyelerinde düşüşe sebep olurlar. Bunun sonucunda östrojen seviyesi düşer ve buna bağlı olarak adetler kesilir. Bu ilaçlar geçici menopoz yaratacağı için sıcak basmaları, vajinal kuruluk, kemik kaybı gibi yan etkiler görülebilir.  İlaçlar kesilince adet döngüsü tekrar başlar.

Progestin tedavisi: Adetleri keserek şikayetlerin azalmasını sağlarlar.

Aromataz inhibitörleri: Vücuttaki östrojen üretimini azaltır. Progestin ve doğum kontrol hapları ile birlikte kullanılabilir.

Cerrahi Tedavi: Endometriozis var ve gebelik olmuyorsa endometriozis odaklarının ve endometriomanın alınması gebelik şansını arttırır. Ayrıca çok şiddetli ağrı varsa cerrahi tedavi sonrası azalır. Ağrı için sonrasında ağrı kesici ve hormonal tedavi uygulamak gerekir.

Endometriozisde en etkili tedavi rahim ve yumurtalıkların alınmasıdır (histerektomi ve bilateral ooferektomi). Yumurtalıkların alınması ile menopoz gelişir ve geriye dönüşü yoktur.